Ama Cemil Çiçek bu fotoğrafları gördüğü, bildiği halde, onaylamış olmalı ki, bakınız ne diyor? ‘’Böyle bir millete mensup olmaktan dolayı cenabı Hak’ka şükrediyorum.“ diyor.!
Her beşer; aileden, çevreden, okuldan aldığı eğitimle karakterini belirler. Normal bir aile çocuğuna daha küçükken, yalan söylememeyi, hırsızlık yapmamayı, canlılara zarar vermemeyi öğretir. Dürüstlük, doğru sözlülük ailede, yakın çevrede başlar, okulda eğitilir. Türk-İslam toplumuna bakınca tam tersini görüyoruz. ‘’Gemisini kurtaran kaptandır“ sözüne uygun tavır geliştiriliyor. Takiyye yapılıyor. Yalan söylemek, bir çeşit mertlik ve yiğitlik görülüyor. ‘’Türk asker doğar!“ sözüne uygun davranan Türk toplumu, çocuklarını sünnet ederken bile militarist giysiler içine sokuyor. Büyüyüp askere giden bu çocuk, giydiği üniforma gereği davranıyor. Tabii daha ilkokulda başlayan militarist Türk eğitimi, hayatın her dalında sürdürülüyor. Türkiye; insanlığın bittiği yerdir.
Dört yüz sene önce Evliya Çelebi şöyle yazıyor: ‘’Yezidi Ekradlarından (Kürtlerden HI) kâmil sekiz yüz kelle ve yetmiş beş diri Yezidi gelüp anlar dahi kelle paça olundu. (sf.49)“ Devam ediyor: ‘’Hemân paşa-yı gayûp on dokuzunun dahi otak önünde başların kesdirüp çevgân top gibi kelleleri galtan oldu.“ Bu kültür Türk-İslam kültürüdür. Aile, çevre, okul ve cami; bu tarzda insanı, insan öldürmeye hazırlıyor. Eğer bu toplumsal yapıdan insancıl dürüst bireyler çıkıyorsa, bunlarla ne kadar övünsek az olur. Sincar’da ‘’saçlı Yezidi Kürtleri“ öldürüp kafalarını piramid yapan, Bitlis’te katledilen Kürtleri kelle paça eden, Balkanlarda Hristiyanları, Anadolu’da Ermeni kafalarından piramit yapan, bu toplumdan çıkanlardır. Bugün gerilla cesedine tecavüz eden barbarlar bu soyun ardıllarıdır. Dersim’de makineliye vurduğu Kürdü, gömmeyip kurda kuşa yem bırakan sistem aynıdır. Kürt insanını ensesinden kesen yine bunlardır. Diğer yandan Türkçe’de ‘’Padişaha kelle mi götürüyorsun?“ sözünün çok kullanıldığını bilirsiniz. Kelle, bal içinde götürülürdü.
Bu gerçekliklere bakınca, Hitler’in Kemal Atatürk’ün talebesi olmakla övünmesi daha iyi anlaşılıyor. Toplumu şiddet içeren yapıya ve bireyi ‘’büyük Türklük“ ile doldurdunuz mu, o artık insan olmaktan çıkmış demektir. Böyle bir toplumda Kürtlerin Kürt olarak hala varlığını sürdürmeleri mucizevidir. Geçen yüz yılın başlarında Anadolu’da yaşayan Hristiyan nüfus, Müslüman nüfus kadardı. Türk-İslam toplumu, Anadolu’ya Mekke temizliği verip, gayrimüslim halkları yok etti. Şimdi ise sırada Kürtlere uygulanan Türk-İslam soykırımı yürürlüktedir. Erdoğan, Kürdistan’ı kışla, karakol ve barajla doldurdu. Kürtler için profesyonel polis kurdu. Şimdi profesyonel ordu kuruyor. İslam alemine bakınız, canlı bombalar, şiddet, terör, insanlık dışı bir fotoğraf var. Bu fotoğraf Türk militarizmiyle birleştiğinde Mussolini’ye rahmet okuyan bir sistemle karşıkarşıya olduğunuzu görürsünüz. Bu sistemde Erdoğan’ın desteklediği HAMAS, El Beşir, Ahmedinejad, Kemalizm’i görürsünüz. Türkiye; insanlığın bittiği yerdir.
Aslında bu şiddet fotoğrafları, Obama’nın masasına, Clinton’a ve AB devlet yetkililerine gönderilmelidir. Bu gönderme işini BDP yapmalı, bu fotoğrafları alıp AB salonlarında politikacılara göstermelidir. Bu fotoğraflar yabancı turizm firmalarına, büyük gazetelere ilan olmalıdır. Alın ha! Demokrat gördüğünüz Türkiye nasıl vahşi, görün. Dünya; insanlığın bittiği, bitirildiği bu sistemi ve şiddeti tanımalıdır.
Gerilla cesedine yapılan şiddet fotoğraflarını Türkiye’de; insan olan, insan kalan, insan olan herkes ulaşabiliyor. Ama Cemil Çiçek bu fotoğrafları gördüğü, bildiği halde, onaylamış olmalı ki, bakınız ne diyor? ‘’Böyle bir millete mensup olmaktan dolayı cenabı Hak’ka şükrediyorum.“ Burada hemen aklıma bir soru geliyor. Acaba AKP’li Kürt hainler ne diyor bu duruma? Aslında bu şiddette onların yardım payı yadsınamaz. Bunlardan ses çıkmıyor. Sistemden nemalanan Hüseyin Çelik kör. Türkiye’de toplum nasıl insanlıktan çıkmış ki, toplumsal bir tepki vermiyor. Demek oluyor ki, toplum Kürt gerilla cesetlerine uygulanan bu vahşeti onaylıyor, bu durumu tarihi ve kültürü olarak görüyor. Polis, Kürt çocuğunun kamera önünde kolunu kırıyor. Tepki yok. Bir düzine buldoglaşmış Fetullah polisi, Kürt çocuğu aralarına almış jopluyor, Türkler görmüyor? Ama zafer işareti yapan çocuk on yıl ceza alıyor. Türkiye; insanlığın bittiği yerdir. Ses veren insan oğlu insan da çok cılız kalıyor. Kürt soykırımını yapan bu Türk-İslam sistemini destekleyen Kürdün günahı büyüktür. Kürt partisi geçinip, soykırımcı AKP’nin anayasa değişikliğini fevkalade ileri görenler; ya politik kör, ya da izandan yoksunlar. Türk generalleri halkımıza soykırım uygularken, ormanlarımızı ateşe verirken, İslamcı-Fetullahçı dinci AKP de sınırda karakol yapmak ve her dere üzerinde baraj kurup welatımızı yaşanmaz hale getiriyor. ‘’Nijeryalılara Türkçe öğrettik ama Diyarbakırlılara öğretemedik,“ diyen Cemil Çiçek, bu devletin Kürt soykırımını ele veriyor. Türkiye; insanlığın bittiği yerdir.
Adını yazmıyorum ama Dersimli bir okurum DNA testi sonucu Türkmen genlerine sahip olduğunu yazıyor. Bana da DNA testi öneriyor. Biz dokuz neslimizi tanıyan insanız. Kemal Kılıçdaroğlu ve AKP’li Kürtler gibi soyunu inkara kalkanlar, ‘’Türkmen“ olmak için bu yola başvururlar. Biz, sahneye geç çıkan, ama özgürlük ve barış isteyen, halkları kardeş gören, Kürt halkının bireyi olmaktan kıvanç duyarız. Bizim bu teste ihtiyacımız yok. Kendisini inkar edip, bu ‘’kelle paça“ kültürüne katılana da bir diyeceğimiz olamaz.
www.haydar-isik.com
Kaynak: Y.Özgür Politika
NWD / Ffm
Bu yazı toplam 308 defa okundu.